Archive for June, 2009

SQLite and JAVA

Monday, 06 June 2009

I may edit this post again after publish. A sample Java code  with SQLite.

package package;
import java.sql.Connection;
import java.sql.DriverManager;
import java.sql.PreparedStatement;
import java.sql.ResultSet;
import java.sql.Statement;
public class MyClass {
private Connection con;
private Statement stat;
private ResultSet rs;
private PreparedStatement pre;
public static void main(String[] args) {
try{
Class.forName("org.sqlite.JDBC");
Connection con= DriverManager.getConnection("jdbc:sqlite:mydata.db");
Statement stat= con.createStatement();
// stat.execute("CREATE TABLE mydata( Name VARCHAR(13) PRIMARY KEY, Address VARCHAR(50) NOT NULL);");
PreparedStatement pre=con.prepareStatement("insert into mydata values(?,?);");
pre.setString(1, "Aruz");
pre.setString(2, "Center of the World");
pre.addBatch();
con.setAutoCommit(false);
pre.executeBatch();
ResultSet rs= stat.executeQuery("select * from stok;");
while(rs.next()){
System.out.println("Name : "+ rs.getString("Name"));
System.out.println("Address : "+ rs.getString("Address"));
}
rs.close();
con.close();
}
catch(Exception e){
System.out.println("Error : "+ e);
}
}
}

And this is the output:
Name : Aruz
Address : Center of the World


EclipseME and Linux

Wednesday, 06 June 2009

If you get this error:

An error (gnu.xml.dom.ls.DomLSException: duplicate attribute: “version”) occurred reading the device registry. Please consult the error log for more information.

Open /etc/eclipse/java_home file. Put this /usr/lib/jvm/java-6-sun at the first line if this line is not the first. And try again. But restart the Eclipse after changing. I found this hint at here.


Vista "Environment Variables" Path

Sunday, 06 June 2009

Right-click on “Computer”, then select “Properties”
Click “Advanced system settings” if you respond to UAC prompt you will see the “System Properties”
At the Advanced tab click “Environment Variables”


İhtiyara Notlar

Friday, 06 June 2009

Belki de tarihe not düşüyorumdur. Belki de sesimi duyurmaya çalışıyorum sana. Geçirdiğin yılların ardından geçmişten, gençliğinden gelen bir ses olabilirim. Bir insanın gençliğiyle ihtiyarlığındaki halini bir araya getirme denemelerinden biri belki de en gerçekçi olanı. Duy sesimi ihtiyar. Bu cümleler yıllar yıllar öncesinden senin için kuruluyor. Dinle, hatırla bu günlerde neler oluyor.


Uzak

Thursday, 06 June 2009

Hayaletin

Yine kantin, yine hatıralar, yine hayaletin.
Son kalan kuşların bile terkettiği bu şehirde yağmur ben ve hayaletin.

02.05.2008
—–

Kelebek Ve Koza

Bir fikri yırtıp çıkıyorum,
Kelebek olup uçma hevesiyle.
Koza üstüne koza, kabuk üstüne kabuk.
Bir günlük mutluluğa değer mi değmez mi?

23.04.2008
—–

Özlem

Seninle konuşuyorum. Ya da bunu hayal ediyorum.

-Özledin mi beni?
-…
-Ben seni özledim…
Hem de çok…
Umutsuzca…

29.03.2008
—–

Merhaba Ey Sevgili…

-Merhaba ey sevgili… (Yüreğim dilimde.)
-Özlem var galiba?
-Olmaz mı? (Yıkılır tüm inkarlarım.)
-Başım kalabalık.
-Ok. Rahatsız etmeyim seni. (Gülmedim ki zaten senden yana…)

07.02.2008
—–

Merhaba Ey Sevgili…

-…
-Nasılsın? :) (Ne iyi ettin de geldin. Ne kadar da özlemiştim seni.)
-…
-(Canımı yaktıkça bu duvar büyüyor… :(   )
Ey Sevgili. (?)
-…

07.02.2008
—–

Esmer Günler

Özlüyorum.
Canımı yaksa da uzaklar.
Bekliyorum..
..
Yaşayıp yaşamamam değil, bunu nasıl yaptığım önemli.
Yapamıyorum.

Gözlerimden düşen her acı.
Seni benden uzaklaştırıyor.
Aşılmaz oluyor duvar.
Bir içinden çıkılmaz soru.

Yüreğimden gönderdiğim her söz.
Dünyayı sesten arındırıyor.
Her umutla kararıyor dünyam.
Güneyden uzaklarda günlerim esmer…
Günlerim esmer..

07.02.2008
——

Aramızda Mevsimler

Aramızda mevsimler var, aramızda dağlar var. Bir ucunda sen bir ucunda ben. Bilmiyorsun ey sevgili altı başka üstü başka olsa da elma elmadır. İkiye bölününce iki yarım elma olsa da elma aynı elmadır. Ne kadar inkar etsem de görünce seni yıkılıyor bütün inkar cümlelerim.

07.02.2008
——

Umut

Kalbimden ipler uzatıyorum kalbine
Güneşe uzanan ağaç dalları gibi.
Bir bir düşüyorlar yere
Suya hasret yapraklar gibi.

07.02.2008
—–

Seni Görmek

Hani 3-5 yaşında bir çocuk bir meydanda annesini kaybeder de hüzünle, telaşla arayıverir ya işte karşımda değilken halim.
Hani görüverince nasıl sevinir, heyecanlanır içi içine sığmaz, annesine doğru nasıl koşturuverir ya, işte seni gördüğümde olanlar. Tam boynuna sarılıverme umuduyla kollarını açtığında annesinin sırt çeviriverdiğini düşün…
Bir koca duvar aramızda demirden uçsuz, aşılmaz geçilmez. Önünde ben şaşkın ve ağlamaklı…

07.02.2008


Erol Güngör Diyor Ki

Wednesday, 06 June 2009

Bir ülkenin kanunları o toplumdaki ahlâk kurallarının resmî müeyyide altına alınmış şekilleri olmalıdır. Kanunlarla ahlâk kuralları birbirine uymadığı zaman, insanlar bunlardan birini çiğnemek zorunda kalırlar.
Aydın olmanın gerektirdiği zihin disiplinini korumak isteyen kimse, herkesin koşuşturduğu yere gözü kapalı dalacak yerde, sakin bir köşeye çekilerek bütün bu olup bitenlerin neden ibâret bulunduğunu düşünmeye çalışır.
Bir üniversite talebesi sokak bolitikacısının peşinde koşuyor, mektep kaçkını gazete fıkracılarından ders alıyorsa onun kesesi değil kafası boş demektir.
Otuz-kırk yıl önce yazılmış olan be Türk dilinin en iyi örnekleri olarak bilinen romanlar otuz-kırk yıl sonra “sadeleştirilerek” okuyucuya sunulmak sorunda ise, orada edebiyatın sözü edilemez. Böyle bir ülkede aklın varlığı bile şüphelidir.
Bin kelimelik uydurma dille yetiştirilen gençler arasından bin yıllık Türkçe’ye dayanarak yazan ve düşünen Yahya Kemal ayarında bir şair çıkması beklenebilir mi?
Bir toplum hangi hedefe gitmek istiyorsa ona uygun bir ahlâk sistemi geliştirmeye çalışacaktır.
Türk milliyetçileri inkılapçılar gibi tasfiyeci ve ayırı olacak yerde birleştirici ve bütünleştirici olmak zorundadur.
Gençler ideoloji yerine fikir sahibi olmayı tercih ederlerse kendilerinden beklenen hizmeti yapabilirler.
Süleymaniye’nin yapılması için sinan gibi bir dehâya, Kanunî gibi bir hükümdâra,
Osmanlı’nın organizasyon kabiliyetine ve yıllar süren emeklere ihtiyaç vardır; ama ellerine birkaç sandık dinamit verilmiş iki geri zekâlı bu yapıyı yıkmaya yeter.


Koza

Tuesday, 06 June 2009

Bir fikri yırtıp çıkıyorum.
Kelebek olma umuduyla.
Koza üstüne koza, kabuk üstüne kabuk.
Bir günlük mutluluğa değer mi değmez mi?


Hastane mi Şifahane mi?

Tuesday, 06 June 2009

Hasta-hane deyince insanın bilinç altında hastaların olduğu yer olarak yer ettiğinden korku hissedilir. Hep hasta ve yaralı insanlar akla gelir. Peki bir de burdan bakın…
Gidin şimdi geleceğe. Robotların arıza yapan, paslanan, yanan, eskiyen parçalarını tamir ettirmek, değiştirmek veya bakım yaptırmak, için gittikleri bir robot tamir evi düşünün. Büyük bir mekan olsun. :) Girin şimdi içeriye. İçeride kolunu eline almış monte edilmesini bekleyen bir robot, kamerası kırılmış bir robot ve onu robot tamir evine getiren başka bir robot görün. ilkinin bazı kabloları değişecek, kaynak yapılacak vs. diğerinin de sadece kamerası değişecek. Bu robotların düşüncelerini hayal edin şimdi de. Bir an önce takılsa şu kolum. Kameram takılacak çok heyacanlıyım. Ya da benzer şeyler.
Gelin şimdi bu cümleyi okuduğunuz zamana. Bir hastane hayal edin şimdi de. Hastane hakkındaki düşüncelerinizde yazının başındakiyle şimdiki arasında fark var mı? Hastane hastaların gittiği yer mi? Yoksa hastaların tedavi edildiği yer mi? Hangi cümle mutlu eder? Tabii ki ikinci. Ya adı şifahane ya da darüşşifa olsaydı? Şifahane kelimesi eskimiş olsa da duyunca korku değil ferahlık ve huzur veriyor. Hastaneden korkulmasının tek nedeni adı olmasa da önemini gördünüz.


Raindrop

Saturday, 06 June 2009
From window

From window


Photoshop Internal Error 2739

Wednesday, 06 June 2009

c:\windows\syswow64>regsvr32 jscript.dll
c:\windows\syswow64>regsvr32 vbscript.dll


  • "I am a dreamer. Seriously, I'm living on another planet."
  • Lütfü Hoca

  • Categories

  • Archives